Sağlıklı Yaşam

Kanserli Hastalarda Beslenme

Kanser, ülkemizde son yıllarda  giderek artan oranlarda görülmektedir.

Ölüme neden olan hastalıklar arasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada gelmektedir.

Kanser, ülkemizde son yıllarda  giderek artan oranlarda görülmektedir.

Ölüme neden olan hastalıklar arasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada gelmektedir.

Genetik şifremizi değiştiremeyiz!

Fakat  çevresel  ve beslenme etmenlerini değiştirebiliriz. 

kanserli hasta beslennme ile ilgili görsel sonucu

BESLENME VE ÇEVRESEL ETMENLER

  • Sigara kullanımı
  • Alkol kullanımı
  • Güneş ışınlarına fazla maruz kalma
  • Pestisit ve kimyasallara maruz kalma
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Radyasyon
  • Hatalı beslenme alışkanlıkları 

FAKAT: Sigarayla kanser arasındaki ilişki % 25 iken, beslenmeyle kanser arasındaki ilişki % 35 civarındadır.

O halde,  daha yüksek oranda kansere yakalanmamıza sebep olan hatalı beslenme alışkanlıkları nelerdir? 

Hayvansal protein ve yağ içeriği yüksek gıda alımı, Fazla et tüketen bireylerde meme, rahim, prostat, kolon, mide ve böbrek  kanseri görülme oranı daha yüksektir. 

Fazla ve özellikle yanmış yağ alımı ile hücrelere zarar veren serbest radikallerin alınması kanserojenik etki göstermektedir.

Sebze ve meyvenin az tüketilmesi, Bol miktarda lif,vitamin ve mineral içerikleri sayesinde koruyucu rol oynarlar. B, C, E ve K vitamini içerir, antioksidan etki gösterirler.

Besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi esnasında yanlış uygulamalar ve besin kayıpları, Pişirme, kesme ve doğrama esnasında besinler içerisindeki vitamin ve mineralleri kaybederler. Besinlerin saklandıkları kaplardan, yiyeceklere kurşun ve diğer kanser yapıcı ağır metallerin geçişi olur.  Besinlerin tüketilmesiyle de vücudumuza girerek kanser riskini artırırlar.

O HALDE NE YAPILMALI

Yeterli ve dengeli bir beslenme tarzına sahip olmalıyız.

Öğünlerde 4 besin grubundan da  besin tüketilmelidir.

İdeal vücut ağırlığına sahip olup,   bu kilo yaşam boyu korunmalıdır.

Obez bireylerde meme, kolon ve kan kanserleri daha fazla görülmektedir.

Fiziksel aktivite düzeyi artırılmalıdır. Haftada 3-4 gün en az yarım saat tempolu yürüyüşyapılmalıdır. 

Az yağlı bir beslenme tercih edilmelidir. Doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol alımını azaltarak hem kalp-damar hastalıklarından hem de obeziteden korunmak yararlı etki gösterir.

Katı yağlar yerine sıvı yağ tüketilmelidir.

Sıvı yağlar kızartmada tekrar tekrar kullanılmamalıdır.

Kırmızı et, haftada 1 defa haşlanmış veya fırınlanmış şekilde tüketilmelidir.

Protein ihtiyacını kırmızı etten karşılamak yerine balık, tavuk veya kuru baklagiller tercih edilmelidir.

Beyaz un ve  rafine şeker basit karbonhidratlardır.

Beyaz ekmek yerine tam taneli tahıllarla yapılmış ekmek, beyaz pirinç yerine esmer pirinç veya bulgur tüketilmelidir. 

Kalsiyum ve fosfordan zengin olan süt,yoğurt, kefir tüketimine önem verilmelidir.

Günlük 2 porsiyon süt ve ürünleri tüketilmelidir. 

Liften zengin besinlerin tüketimi artırılmalıdır.

(kepekli ekmek, bulgur, kbaklagiller,sebze-meyve bol lif içerir) 

Fazla tuz tüketiminden kaçınılmalıdır. Özellikle salamura ve turşulardan uzak durulmalıdır.

Günlük aldığımız besinlerin içerisindeki tuz günlük ihtiyacı karşılayacağından yemeklere fazladan  tuz eklenmemelidir. 

Katkı maddesi içeren hazır çorba ve bulyon gibi besinler tüketilmemelidir.

Kuru baklagiller serin ve kuru yerlerde saklanmalıdır. 

Musluk suları toksin ve ağır metaller içerebilir.

Hazır su veya filtrelenmiş su tüketmeye özen gösteriniz. 

Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır.

Bu besinler MUTLAKA mevsiminde tüketilmelidir.

Amerikan Kanser Cemiyetinin beslenme önerilerine göre günlük 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmelidir.

Tags
Show More

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button
Close
Close